
|
|
| |
 |
|
Istanbul Modern’in Londra Tasarim Müzesi ile is birligi içinde ve VitrA’nin ana sponsorlugunda gerçeklestirdigi Tasarim Kentleri sergisi kapsaminda düzenlenen Tasarim Sohbetleri’nin ilkinde
Serginin küratörü ve Londra Tasarim Müzesi Müdürü Deyan Sudjic ve ünlü mimar Zaha Hadid bir araya geldi. Mimarlik egitimi alan ve Domus dergisinin eski editörü olan Sudjic, mimara çocuklugunu, yetistigi ortamdaki kültürü, onu bugünkü konumuna getiren etkenleri, ofisini, projelerini, ögrencilerini ve tasarima yaklasimini içeren sorular yöneltti.
Tasarima olan ilgisinin ve mimarlikla tanismasinin gençlik yillarindan itibaren belirginlestigini söyleyen Hadid, aslinda çocukluk yillarinin da bunda büyük etkisi oldugunu vurguladi. Bagdat’ta dogan ancak ailesiyle birlikte küçük yaslardan itibaren birçok kez seyahat etme firsati bulan mimar, çesitli kentlerde farkli deneyimler edinmesini tasarimla ve özellikle de mimarlikla olan yakinliginin en önemli sebebi olarak gösterdi ve henüz çocuk denebilecek yaslarda odasindaki mobilyalari tasarladigini anlatti: “Ailem tasarimlarimi o kadar begeniyordu ki neredeyse tüm kuzenlerim için de mobilya tasarlamaya baslamistim.” Dolayisiyla, tasarima zaten ilgisinin oldugunu, ama yasadiklarinin ve ailesinin de kendisi için bir avantaj oldugunu ekliyor. Onun için özel bir sehir olma niteligi tasiyan Londra’da bulunmasi da bu avantajlardan biri.
Mimarlik ilgi alaniyken üniversitede neden matematik egitimi aldigini soran Sudjic’e cevabi ise, matematigi hala sevdigi seklinde oldu: “Matematik benim için hep farkli bakis açilarini yakalamak için bir firsat oldu. Gerektirdigi düsünce ve arastirma asamalarinin zihinsel kazanimlar sagladigina inaniyorum. Ancak matematigi ‘meslegim’ olarak hiçbir zaman düsünemedim. Tasarim benim için önemliydi...”
Mimarlik egitimi almaya karar verdikten sonra Londra’daki Architectural Association School of Architecture’da egitim alan Hadid, mezun olduktan sonra Rem Koolhaas ve Elia Zenghelis ile Office for Metropolitan Architecture’da çalisti ve 1977’de ortak oldu. Sudjic’in sorularina verdigi cevaplar arasinda mimarlik geçmisini de anlatan Hadid, gençlik yillarinda tasarima duydugu ilginin gözlemlerine de yansidigini anlatti.
Deyan Sudjic’in, mimarin çocukluk ve gençlik yillarinda devletlerin mimarligi kimliklerini simgelemek için bir araç olarak gördügünü ve Irak’in da bunun gözlemlendigi ülkelerden biri oldugu seklinde belirttigi görüsüne Hadid “Aslinda bu o kadar da yerel bir durum degildi,” seklinde karsilik verdi. Bunun simdi çok farkli oldugunu, insanlarin yeni bir seyler bekledigini de ekledi. 70’li yillar mimarliginin Zaha Hadid’in gözünden incelendigi sohbette Sudjic, söz konusu yillarda mimarliga bakis açisini tasarimdan fazla bir beklentinin olmamasiyla iliskilendirdi. Cevap olarak Hadid, “Evet, öyle görünüyordu, ama aslinda gittikçe artan bir ‘alternatif yasam’ arayisi vardi. Her sey ‘alternatifler’ üzerine kuruluyordu ve bu arayis uzun vadede yeni bir modernizm yaratti.” dedi.
Mimarligin konstrüksiyondan çok fikirler ve hayal gücüyle ilerledigi dönemi bir “fikirler süreci” seklinde yorumlayan Hadid, günümüzdeki asamaya gelinmesinde, bu yillardaki deneyimlerin, düzenlenen yarismalarin ve gösterilen çabanin önemli payi oldugunu düsündügünü söyledi. “Geçmisle bugün arasindaki en büyük fark, çizimde kaydedilen gelismeler,” dedi ve “Çizim teknikleri, üretilen isleri sekillendiriyor. Geçmiste ve bugün çizimde yasanan süreçlerin farkliligi, tasarlanan yapinin katmanlarinin farkli algilanmasini sagliyor, tasarimlarin farkliligi ve söz edilen ‘teknoloji etkisi’ de büyük ölçüde bundan kaynaklaniyor.” diye ekledi. Sudjic, tam da bu konudan bahsedilirken günümüz tasariminda en sik karsilasilan cümlelerden birini dile getirdi: “Teknolojinin mimarligi veya insanlarin mimarligi algilama seklini degistirdigi tartisiliyor...” Mimara göre, kaliplasmis bakis açilari artik kirildi ve binalarin artik eskisi gibi “biçimsel” ön, arka ve yan cepheleri yok, parçalara ayrilmis ve “tahmin etme”ye yönelik yaklasimlar, mekanlarin bilesenlerinin tamamen farkli ele alinmasina sebep oluyor. Ancak Hadid, tasarim sürecini yanlis algilamak ve tamamen teknolojiye terketmeyi de dogru bulmadigini belirtti. “Teknoloji, tasarimi vurgulamak için kullanilmali. Ben hala elle çiziyorum...” dedi ve gülerek ekledi: “Ama eskizlerim bazen anlasilmiyor.”
Mobilyadan kent planlama projelerine kadar farkli ölçeklerde tasarim yapan Hadid, farkli nitelikteki tasarimlarin ortaya çikis süreçleri hakkinda çalismaya basladiginda odaklandigini ve formun böyle olustugunu anlatti. Malzemenin çok önemli oldugunu, çogu zaman yapilan malzeme arastirmalarinin tasarimi etkiledigini belirtti. Sudjic, mobilyalarinin çogunun ayni olduguna yönelik görüsler oldugunu hatirlatti. Mimar ise tasarimlarinin bir bütünün parçalari oldugunu, bu özelligin benzerlik seklinde yanlis anlasilabildigini ancak detayli incelendiginde bütün tasarimlarinin birbirinden farkli oldugunu söyledi.
Kent ve mimarlik iliskisini farkli ölçeklerdeki bu iki yasam alani arasinda hiçbir sinir olmadigi seklinde yorumlayan Zaha Hadid, Istanbul Kartal için hazirladigi masterplandan da bahsetti. Oldukça büyük bir alana yayilan projeyi sadece planlama veya mimarlik yaklasimiyla ele almadiklarini, tasarimin planlama, sehircilik ve mimarligin birlesiminden olustugunu anlatti. Bu nitelikte bir bakis açisina henüz Istanbul’da rastlamadigini da vurguluyor. Istanbul’un topografyasinin ve bu topografyaya göre konumlanmis camiler ve diger yapilarin onu çok etkiledigini belirten Hadid, Kartal projesinin çikis noktasinin da özellikle topografya oldugunu anlatti. Kentin iki kitayi birbirine baglamasi gibi, projenin de farkli nitelikte iki alani bagladigini ve yeni bir kent olma özellikleri tasidigini söyledi. Aslinda birçok projesinde gözlemlenebilen “topografyayi mekan olusturan bir öge olarak görme”yi, küçük ölçekte bir kent plani yaratma istegini ve geometriyi proje tasariminin diger etkenleri olarak siraliyor ve her ne kadar benzetmeler yapilsa da böyle bir kaygisinin olmadigini belirtti. Tahmin edilebilecegi gibi, Kartal Masterplan Projesi söylesi sonunda dinleyicilerin sorularinda da öne çikti. Türkiye’deki konutlarin geleneksel özelliklerini tasimamasi nedeniyle projedeki konutlarda kullanicinin mutlu olamayacagi seklindeki bir dinleyici görüsüne mimarin cevabi mimarligin sorumluluklarini vurgulayan nitelikte oluyor: “Mimar elbette kent ve kentliler açisindan sorumluluklara sahiptir, ancak kimin mutlu olacagina yönelik bir karari ne ben, ne de siz verebilirsiniz. Tasarim bu karari vermeyi amaçlayan bir disiplin degil.”
Sudjic, sorulariyla tasarimdan profesyonel hayata geçis yapiyor. Çok farkli nitelikte ve ölçeklerde projeler ürettiklerini belirten mimar, 20 - 30 yil öncesi ile bugün arasinda büyük farklar oldugunu anlatiyor: “Çok çalisiyorduk, ama süreç çok yavas isliyordu. Simdi ise mimarlik okullari hem çok gelisti hem de sayilari oldukça artti.”
Su anda Londra’daki Architectural Association School of Architecture’da ders veren Hadid’in ögretmenlik konusunda gülerek söyledigi ve dinleyicilerin de gülerek karsiladigi ilk cümle, “Sanirim benden korkuyorlar. Evet, evet bir korku faktörü kesinlikle var” oluyor. Ögretmenligin oldukça yorucu bir meslek oldugunu fakat arastirma yapmak ve ögrenmek için yarattigi firsatlarin ögretmenligi çok sevmesindeki en önemli etken oldugunu anlatti. Okullardaki proje stüdyolarinin yaratmak ve üretmek açisindan öne çikan mekanlar oldugunu ekledi: “Gözlem yapabilmek önemli, ancak tasarim için yeterli degil. Yaratmayi ögrenmek gerek...” Hadid’e göre mimarlik ögrencileri ise gerçekten çok çalisiyor: “Gece yarisindan sonra içeride isik yanan bir oda penceresi gördügümde ‘bu bizden biri olmali’ fikri aklimdan geçiyordu.” dedi gülerek.
Sudjic, yaklasik 300 kisinin çalistigi ofisinde islerin nasil yürüdügünü merak ettiginde mimar, aslinda kimsenin kurallarinin geçerli olmadigi ortamlarda, “kaos”un çok heyecan verici tasarimlarin olusmasina zemin hazirladigini düsündügünü söyledi. Ofisinde durumun elbette böyle olmadigini, ancak belli projelerde sürekli ayni kisilerin çalismadigini ve herkesin farkli nitelik tasiyan projelerde görev aldigini ve bunun tasarimcilarin olgunlasmasinda önemli rol oynadigini düsündügünü belirtti. Konu müsterilerle olan iliskilerden açilinca ise ilk olarak “Kesinlikle çok profesyonel davranmalisiniz,” dedi ve ekledi: “Müsteriler size geldiklerinde çok heyecanli oluyor, beklemedikleri seyler yapmalisiniz.”
Tasarladigi binalari bittikten sonra gidip gördügü soruldugunda “Evet, bazen...” yanitini verdi. Projeler bitince zamanin geçtigini anladigini, geriye degil de ileriye bakmak gerektigini de vurguladi.
|
|
Son 5 yillik süreç içinde hizli bir gelisim gösteren gayrimenkul sektörünün de etkisiyle günlük basinda daha sik yer almaya baslayan haberlerde karsilastigimiz kimi terimler, gayrimenkul, mimarlik ve insaat sektöründeki çogu uzmana tanidik gelse de pek çok kisi için hala bir soru isareti.
Içinde bulundugumuz dönemde özellikle kamu arazilerinin satisi ve kentsel dönüsüm haberlerinde bahsi geçen bu terimler ile gerekçelendirilen uygulamalarin daha iyi anlasilabilmesi adina ilgili 3194 Sayili Imar Kanunu, 5216 Sayili Büyüksehir Belediye Kanunu, 2863 Sayili Kültür ve Tabiat Varliklarini Koruma Kanunu, 2872 Sayili Çevre Kanunu, 3030 Sayili Kanun Kapsami Disinda Kalan Belediyeler Tip Imar Yönetmeligi, Imar Plani Yapilmasi ve Degisikliklerine Ait Esaslara Dair Yönetmelik gibi yasal kaynaklari ve Büyük Sehirlerimizde Sosyal ve Fiziksel Altyapinin Bugünkü Durumu (Ö. Altaban, 1976), Altyapi Ekonomisinin ve Kentsel Kalkülasyonun ve Tasinmaz Degerlerin Saptanmasinin Imar Planlarindaki Rolü (A. Açlar, 1981) baslikli akademik yayinlari arastirdik:
Genel Tanimlar
Yerlesme Alani
Yerlesik (Meskun) Alan: Varsa üst ölçek plan kararlarina uygun olarak, imar plani ile belirlenmis ve iskan edilmis alandir.
Gelisme (Inkisaf) Alani: Varsa üst ölçek plan kararlarina uygun olarak, imar planinda kentin gelismesine ayrilmis olan alandir.
Çalisma Alanlari
Merkezi Is Alani (MIA): Imar planlarinda yönetim, sosyo-kültürel ve ticari amaçli yapilar için ayrilmis bölgedir. Bu bölgede büro, ishani, gazino, lokanta, çarsi, çok katli magaza, banka, otel, sinema, tiyatro gibi sosyal kültürel tesisler, yönetimle ilgili tesisler, özel egitim ve özel saglik tesisleri ve benzeri yapilar yapilabilir.
Sanayi Bölgesi: Imar planlarinda her türlü sanayi tesisleri için ayrilmis alanlardir. Bu bölge içerisinde amaca göre hizmet görecek diger yapi ve tesisler de yapilabilir.
Sosyal ve Kültürel Altyapi Alanlari
Özcan Altaban'in "Büyük Sehirlerimizde Sosyal ve Fiziksel Altyapinin Bugünkü Durumu" baslikli kitabinda “Kentsel ve kirsal, her türlü beseri yerlesme biçiminde oturan nüfusun, sosyal gereksinimlerini karsilayan ortak kullanim alan ve yapilar” olarak tanimladigi, "Sosyal ve Kültürel Altyapi Alanlari", her türlü egitim, kültür, eglence, yönetim, güvenlik ve hizmet binalari ile, yesil ve açik alanlardan olusur.
Istanbul, Maçka Parki
Fotograf: wowTURKEY
Teknik Altyapi Alanlari
"Teknik Altyapi Alanlari", Ahmet Açlar tarafindan “Çöp ve atiklarin imhasi, yol, su, kanalizasyon, elektrik, gaz gibi tesislerin tümü” olarak tanimlanir.
Mücavir Alan
Imar mevzuati bakimindan belediyelerin kontrol ve mesuliyeti altina verilmis olan alanlar” olarak tanimlanan mücavir alan sinirlari, Belediye Meclisi ve Il Idare Kurulu kararina dayanarak vilayetler tarafindan Bayindirlik ve Iskan Bakanligi'na gönderilir. Bakanlik bunlari inceleyerek aynen veya degistirerek tasdik etmeye veya degistirilmek üzere iadeye yetkilidir.
Köyleri de kapsayabilecek bu alanin, ilgili belediye sinirina bitisik olmasi zorunlulugu yoktur. Mücavir alandan çikarilma da ayni usule tabidir. Bakanlik gerekli gördügü hallerde mücavir alana alma ve çikarma hususunda resen karar verebilir.
Kamulastirma
Devletin ve tüzel kisiliklerin kamu yarari gerekçesi ile kisilerin arazi veya tasinmazlarini bedel ödeyerek almasina “kamulastirma” denir. Kamulastirilan arazi veya tasinmazin bedeli ilgili devlet kurumu tarafindan belirlenerek, mal sahibine teklif götürülür. Bedel üzerinde uzlasmaya gidilmesi halinde yargi süreci baslar ve mahkeme tarafindan tayin edilen uzman/uzmanlar tarafindan yeni bir bedel belirlenir. Yine uzlasmaya gidilememesi halinde, mülk sahibi tekrar dava açabilir.
Parseller ile Ilgili Tanimlar
Parsel Cephesi: Parselin üzerinde bulundugu yoldaki cephesidir. Köse basina rastlayan parsellerde genis yol üzerindeki kenar, parsel cephesidir. Iki yolun genisliklerinin esit olmasi halinde dar kenar, parsel cephesidir.
Parsel Derinligi: Parsel ön cephe hattina arka cephe hatti köse noktalarindan indirilen dik hatlarin uzunluklarinin ortalamasidir.
Yapi Düzeni ile Ilgili Tanimlar
Taban Alani: Yapinin parsele oturacak bölümünün yatay izdüsümünde kaplayacagi alandir. Bahçede yapilan eklenti ve müstemilat taban alani içinde sayilir.
Yapi Insaat Alani (Brüt Insaat Alani): Bodrum kat, asma kat ve çati arasindaki piyesler dahil yapinin insa edilen tüm katlarinin toplam alanidir. Isikliklar, hava bacalari, saçaklar, bina disinda tertiplenen yangin merdivenleri hariç, ortak alanlar bu alana dahildir.
Yapi yogunlugu ile yerlesme yogunlugu TAKS ve KAKS arasinda yakin bir iliski vardir. TAKS’in artmasi, yerlesme alaninda; KAKS'in artmasi ise yapi kat alani ve nüfus yogunlugunun artmasina neden olur.
Taban Alani Kat Sayisi (TAKS): Taban alaninin imar parseli alanina oranidir.
Kat (Insaat) Alani Kat Sayisi (KAKS, Emsal): Yapi insaat alaninin imar parseli alanina oranidir.
Yapi Yaklasma Siniri: Planda ve yönetmelikte belirtilmis olan yapinin komsu parsellere en fazla yaklasabilecegi sinirdir.
Bina Derinligi: Binanin ön cephe hatti ile arka cephe hattinin en uzak noktasi arasindaki dik hattin uzakligidir.
Bina Yüksekligi: Binanin kot aldigi noktadan saçak seviyesine kadar olan mesafesidir. Imar plani ve yönetmelikte öngörülen yüksekliktir.
Ayrik Nizam: Hiç bir yanindan komsu binalara bitisik olmayan yapi nizamidir.
Blok Nizam: Imar plani veya ilgili yönetmelikte cephe uzunlugu, derinligi ve yüksekligi belirlenmis tek yapi kitlesinin bir veya birden fazla parsel üzerine oturdugu bahçeli yapi nizamidir.
Bitisik Nizam: Bir veya birden fazla komsu parsellerdeki binalara bitisik olan yapi nizamidir.
Ortak Alanlar: Binalarin giris holleri, isikliklar, hava bacalari, saçaklar, tesisat galerileri, açik ve kapali merdivenler, yangin merdivenleri, asansörler, kalorifer dairesi, kapici dairesi, kömürlük, siginak ve otopark gibi ortak kullanima açik alanlardir.
Yogunluk
Yogunluk, brüt yerlesme alanina bagli "brüt yogunluk", net yerlesme alanina bagli "net yogunluk" olmak üzere ikiye ayrilir.
Sangay Dünya'nin en yogun nüfusa sahip kentlerinden biri
Fotograf: Overseas Property Mall
Brüt Yogunluk: Bir hektar “brüt yapi alani”na düsen nüfus sayisidir. Brüt yapi alani, imar parsellerinin tamami ile bunlarin kendi kullanimlari için gerektirdigi yesil alanlar, kentsel sosyal donanim ve iç yollarin alanlari toplamidir.
Net Yogunluk: Bir hektar “net yapi alani”na düsen nüfus sayisidir. Net yapi alani, belirlenmis yol sinirlari arasinda kalan yapi adalarinin net alani, ya da böyle bir sinir belirlenmemis ise mevcut yollar arasinda kalan parsellerin alanlari toplamidir.
Planlar
Üst Ölçekli Planlar
A. Sosyo-Ekonomik Planlar
Kalkinma Plani
Devlet Planlama Teskilati tarafindan hazirlanan bu planlarin ilki 1963 yilinda onaylanarak uygulanmaya baslanmistir. Kalkinma Planlari ile, toplam yatirimlar ve harcamalar, ülkedeki talep durumu, tasarruf egilimleri göz önüne alinarak hedeflenen büyümeye ulasilmaya çalisilir. 5 yillik bir süreci kapsayan Kalkinma Planlari’nin onay yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndedir.
Bölge Plani
Sosyo-ekonomik gelisme egilimlerini, yerlesmelerin gelisme potansiyelini, sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve alt yapilarin dagilimini belirlemek üzere hazirlanacak bölge planlari, gerekli gördügü hallerde Devlet Planlama Teskilati tarafindan yapilir ya da yaptirilir.
Ilki Marmara Bölgesi için gelistirilen Bölge Planlari, 1963 yilindan bu yana, dönemin kosullarinda “bölgeselcilik” kavramiyla karistirilmasi nedeniyle bir daha yapilmamistir.
Stratejik Plan (1/200.000 - 1/100.000)
Kamu idarelerinin orta ve uzun vadeli amaçlarini, temel ilke ve politikalarini, hedef ve önceliklerini, performans ölçütlerini, bunlara ulasmak için izlenecek yöntemler ile kaynak dagilimlarini içeren "Stratejik Plan", 5018 sayili Kanunu ile birlikte 5393 sayili Belediye ve 5216 sayili Büyüksehir Belediyesi Kanunlari ile hazirlanir. Nüfusu 50.000'den fazla olan belediyelerin Stratejik Plan hazirlamasi zorunludur.
B. Üst Düzey Fiziki Planlar
Metropoliten Alan Plani: Metropoliten alan siniri belirlenmis olan bölgenin gelecekteki nüfus yogunlugu, çesitli fonksiyondaki yerlesme alanlarini ve gelisme yön ve büyüklük ilkelerini, ana ulasim sistemlerini, sosyo-ekonomik problemlerin çözümü gibi hususlari gösteren diger imar planlarinin hazirlanmasina esas olmak üzere düzenlenen, detayli bir raporla açiklanan ve bu raporla beraber bir bütün olan ve gereginde uygulama hükümlerini ihtiva eden plandir.
Çevre Düzeni Plani: "Ülke ve bölge plan kararlarina uygun olarak konut, sanayi, tarim, turizm, ulasim gibi yerlesme ve arazi kullanilmasi kararlarini belirleyen plan" olarak tanimlanan Çevre Düzeni Plani, konut, sanayi, tarim, turizm, ulasim gibi sektörler ile kentsel ve kirsal yapi ve gelismeyle dogal ve kültürel degerler arasinda koruma kullanma dengesini saglayan arazi kullanma kararlarini belirleyen yönetsel, mekansal ve islevsel bütünlük gösteren sinirlar içinde varsa bölge plani kararlarina uygun olarak yapilan, idareler arasi koordinasyon esaslarini belirleyen 1/25.000, 1/50.000, 1/100.000, 1/200.000 ölçeklerde olan plan notlari ve raporuyla bir bütün olan plani ifade eder.
Istanbul Il Çevre Düzeni Plani
Kaynak: Istanbul Metropoliten Planlama
Çevre Düzeni Planlari, Kalkinma Planlari ve Bölge Planlari esas alinarak yapilan alt ölçekli 1/5000 Nazim Imar Plani, 1/1000 Uygulama Imar Planlarina esas teskil etmektedir.
Plan hiyerarsisinde Çevre Düzeni Planindan sonra gelen 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Nazim Imar Plani ve Uygulama Imar Planlarinin Imar Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde Çevre Düzeni Planina uygun olmasi yasal bir zorunluluktur. Aykiri uygulamalar imar suçu islenmesi anlamina gelmektedir.
Çevre Düzeni Planlari'ni hazirlamak veya hazirlatmak, onaylamak, uygulanmasini saglamak görevi Çevre ve Orman Bakanliginin yetki ve sorumlulugundadir.
C. Yerel Fiziki Planlar
Nazim Imar Plani
“Varsa bölge veya çevre düzeni planlarina uygun olarak halihazir haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu islenmis olarak çizilen ve arazi parçalarinin; genel kullanis biçimlerini, baslica bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yogunluklarini, gerektiginde yapi yogunlugunu, çesitli yerlesme alanlarinin gelisme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulasim sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususlari göstermek ve uygulama imar planlarinin hazirlanmasina esas olmak üzere düzenlenen, detayli bir raporla açiklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan” olarak tanimlanir.
1995 tarihli Istanbul Metropoliten Alan Alt Bölge Nazim Plani
Kaynak: Istanbul Metropoliten Planlama Merkezi
Bayindirlik ve Iskan Bakanligi'na verilen plan yapma, yaptirma, degistirme ve resen onaylama yetkileri sakli kalmak kaydi ile, imar planlari ile ilgili idarece dogrudan veya ihale suretiyle yaptirabilecegi gibi Iller Bankasi Genel Müdürlügü'ne yetki verilmesi suretiyle de yaptirilabilir.
1/5000 Nazim Imar Plani, belediye meclisine alindiktan sonra 1 ay askida kalir. Kisiler bu süreç içerisinde Belediye Baskanligi’na dilekçe ile basvurarak plana itiraz edebilir. Baskanlik aski süresi bittikten sonra 15 gün içerisinde dilekçeleri cevaplandirmalidir. Itiraz Baskanlik tarafindan kabul edilmedigi takdirde, idari mahkemeye basvurulabilir. Idari mahkeme tarafindan da itirazin reddedilmesi halinde Danistay’a basvurulabilir. Yargi süreci devam ederken plan uygulamasi devam eder.
Uygulama Imar Plani
“Tasdikli halihazir haritalar üzerine varsa kadastral durumu islenmis olarak nazim imar plani esaslarina göre çizilen ve çesitli bölgelerin yapi adalarini, bunlarin yogunluk ve düzenini, yollari ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarina esas olacak uygulama etaplarini ve diger bilgileri ayrintilari ile gösteren plan“ olarak tanimlanir.
Belediye ve mücavir alan siniri içerisinde Belediye, belediye ve mücavir alan siniri disinda ise Valilik tarafindan hazirlanir. Uygulama Imar Plani’ni Belediye kendi planlama bürosunda yapabilecegi gibi, ihaleye de sunabilir. Onanma sekli Nazim Imar Plani ile aynidir.
Uygulama imar planlarinin tamami bir asamada yapilabilecegi gibi etaplar halinde de hazirlanabilir. Ancak bu durumda etap sinirlarinin varsa nazim planlar üzerinde gösterilmis olmasi gerekir. Uygulama imar planlarinda, yapi adalari içinde imar parselleri düzenlenir ve bu planlar imar planlarinin ayrilmaz parçasidir. Nazim planlar üzeride gösterilen teknik ve sosyal alt yapi alanlarinin konum ile büyüklükleri toplam standartlarin altina düsülmemek sarti ile uygulama planlarinda degistirilebilir.
D. Özel Amaçli Planlar
Koruma Amaçli Imar Plani
Bölge Koruma Kurulu tarafindann SIT alani olarak tespit ve tescil edilen alanlardaki yapilasma kosullarinin belirlenmesi için hazirlanan bu planlar, SIT ilanindan sonraki 2 yil içerisinde ilgili Belediye tarafindan hazirlanir ve onaylanmak üzere Bölge Koruma Kurulu’na gönderilir. Planin 2 yilda tamamlanamamasi halinde ek süre verilebilir. Planlarin hazirlanma sürecinde ise “Geçici Yapi Kosullari” geçerlidir, bu kosullar SIT ilaninin ardindan ilgili belediye tarafindan Koruma Kurulu'ndan da görüs alinarak 3 ay içerisinde belirlenmek zorundadir.
Tarihi Yarimada Koruma Amaçli Nazim Imar Plani
Kaynak: Istanbul Büyüksehir Belediyesi
Turizm Amaçli Imar Plani
Turizm Amaçli Imar Planlari,Turizm Bakanligi tarafindan “Turizm Bölgesi”, “Turizm Alani” ve “Turizm Merkezi” olarak belirlenen alanlar için hazirlanir. Turizm Amaçli Imar Plani, Turizm Bakanligi, Bayindirlik ve Iskan Müdürlügü ya da ön izin alinarak sahislar tarafindan hazirlattirilir, uygulanmasi için ise her iki kurumun da onayi gerekmektedir.
Özel Çevre Koruma Bölgesi
Bakanlar Kurulu, ülke ve dünya ölçeginde ekolojik önemli olan çevre kirlenmeleri ve bozulmalarina duyarli alanlari, tabii güzelliklerin gelecek nesillere aktarilmasi için gerekli düzenlemelerin yapilabilmesi amaciyla, "Özel Çevre Koruma Bölgesi" olarak tespit ve ilan etmeye, bu alanlarda uygulanacak koruma ve kullanma esaslari ile plan ve projelerin hangi Bakanlikça yürütülecegini belirlemeye yetkilidir.
E. Tamamlayici Planlar
Ilave Plan
Planlama için ayrilan alanin yetersiz kaldigi, siniri mevcut planlama siniri ile bitisik olan alanlarda, esas plan kararlariyla bütünlesmek kosulu ile 1/25.000, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli olarak hazirlanabilecek Ilave Plan’in onama yetkisi Belediye Meclisi’ndedir.
Revizyon Plani
Mevcut Nazim ve Uygulama Imar Planlari’nin ihtiyaca cevap vermedigi ve uygulamasinin problem oldugu durumlarda, planin tamami veya büyük bir kisminin plan yapim tekniklerine uyularak yenilenmesi sonucu elde edilen plandir.
Mevzii Imar Plani
Mevcut planlarin yerlesmis nüfus için yetersiz kalmasi veya yeni yerlesim alanlarinin kullanima açilmasi gereginin ve sinirlarinin ilgili idarece belirlenmesi halinde, ilgili yönetmeligin plan yapim kurallarina uyulmak üzere yapimi mümkün olan, yürürlükteki her tür ve ölçekteki plan sinirlari disinda, planla bütünlesmeyen konumdaki, sosyal ve teknik altyapi ihtiyaçlarini kendi bünyesinde saglayan, raporuyla bir bütün olan imar planidir. Üst ölçekte alinan kararlara uymak zorundadir.
Gaziantep - Bozdag Mevzii Imar Plani
Kaynak: Gaziantep Büyüksehir Belediyesi
Imar Plani Degisikligi
Imar Planlari bulunan sosyal ve teknik alt yapi alanlarinin kaldirilmasi, küçültülmesi veya yerinin degistirilmesine dair plan degisiklikleri zorunluluk olmadikça yapilamaz. Zorunlu hallerde böyle bir degisiklik yapilabilmesi için ise su kosullarin yerine getilmesi gerekmektedir:
1. Imar planindaki durumu degisecek olan sosyal ve teknik alt yapi alanindaki tesisi gerçeklestirecek ilgili yatirimci Bakanlik ve kuruluslarin görüsü alinir.
2. Imar planindaki bir sosyal ve teknik alt yapi alaninin kaldirilabilmesi ancak bu tesisin hizmet götürdügü bölge içinde esdeger yeni bir alanin ayrilmasi suretiyle yapilabilir.
3. Imar planinda yeni bir sosyal ve teknik alt yapi alani ayrilmasi durumunda 1. bentdeki esaslara uyulur.
4. Plan müellifinin gerekçeli uygun görüsünün alinmasi sarttir.
Ilgili yönetmelikte 4 farkli plan degisikligi tipi tanimlanmistir:
TIP1 – Sosyal ve teknik alt yapi alanlarinin kaldirilmasi
TIP2 – Insaat Emsali ve Kat Yüksekliklerinin Arttirilmasi
TIP3 – Ulasima Yönelik Degisiklikler
TIP4 - Sosyal ve teknik alt yapi disindaki alanlara yönelik degisiklikler
Plan Notlari
Plan notlari, planlarda belirlenen kosullari açiklayici, belirleyici ve bütünleyici niteliktedir. Planlar, plan notlari ile bir bütündür. Plan notlarinin herhangi bir istisnai durumda uygulanmamasi sehircilik ilkeleri ve planlama esaslarina aykiridir.
Yorumlar
Yorum Sayisi: 2
Yazan: just
Öncelikle bilgilendirme amaçli bu yazi için Arkitera'ya çok tesekkürler. Hem ögrenci arkadaslar için hem de ilgili mesleklerden olmayan kisiler için özet bilgi niteliginde olmasi açisindan kayda deger dogrusu. Bizde nedense yönetmelikleri okumak ve yorumlamaya çalismak çogu zaman iskence halini aliyor. 3194'teki siniflandirma sisteminin çok iyi olmadigini ve bütün maddelerin içiçe geçmis biçimde karmakarisik bir sekilde arka arkaya siralandigini düsünürüm hep. Üstüne bir de anlatim bozukluklari da eklenince durum daha da vahim hale geliyor. Yorumlamaya açik maddeler olmamali diye düsünüyorum. Bunun için daha bilimsel yöntemlerle bu imar yönetmelik ve yasalarinin elde edilmesi ve dile getirilmesi gerektigini düsünüyorum. ______ Her neyse asil söylemek istedigim su ki ilgili yazida yer alan asagida alintiladigim KAKS taniminda bir sey dikkatimi çekti;
... Yapi Insaat Alani (Brüt Insaat Alani): Bodrum kat, asma kat ve çati arasindaki piyesler dahil yapinin insa edilen tüm katlarinin toplam alanidir. Isikliklar, hava bacalari, saçaklar, bina disinda tertiplenen yangin merdivenleri hariç, ortak alanlar bu alana dahildir. ... Kat (Insaat) Alani Kat Sayisi (KAKS, Emsal): Yapi insaat alaninin imar parseli alanina oranidir. ...
KAKS hesabinda kullanilan 'Katlar Alani(KA)'nin yapi insaat alani ile ayni olmadigini belirtmekte fayda var. 'Katlar Alani Hesabi'na Dahil Edilmeyen Alanlar' 3194'te 'Madde 2.04.07'de ve ek olarak farkli maddelerde de kismi bilgiler seklinde yer almaktadirlar. Birkaç örnek vermek gerekirse; - Bodrum katta yer alan otopark, siginak alanlari ile bazi teknik hacimler gibi ortak alanlar, - Iskan edilmeyen bodrum kat alanlari, - Yangin merdivenleri ve bunlara ait güvenlik holleri, kaçis holleri gibi ortak alanlar, - Iç bahçeler, kat bahçeleri, - ... (Yine 2.04.07'de belirtilen bazi kriterlere göre bu türden alanlarin toplam yapi insaat alaninin belirli yüzdelerini geçmeyen kisimlari emsal alanina dahil edilmezler.)
Yazan: Gül Keskin
Son 5 yillik süreç içinde hizli bir gelisim gösteren gayrimenkul sektörünün de etkisiyle günlük basinda daha sik yer almaya baslayan haberlerde karsilastigimiz kimi terimler, gayrimenkul, mimarlik ve insaat sektöründeki çogu uzmana tanidik gelse de pek çok kisi için hala bir soru isareti. Içinde bulundugumuz dönemde özellikle kamu arazilerinin satisi ve kentsel dönüsüm haberlerinde bahsi geçen bu terimler ile gerekçelendirilen uygulamalarin daha iyi anlasilabilmesi adina ilgili mevzuat, yönetmelik ve akademik yayinlari arastirdik: Nedir Bu TAKS - KAKS?
|
|
Business Week ve Architectural Record dergilerinin 10 yildir dünyanin heryerindeki yeni yapilan binalar arasinda düzenledigi "Mükemmellik" ödülleri için bu yil 100’e yakin yapi incelendi.
Her iki derginin editörleri, bu yilin binalarini sadece estetik güzellikleriyle degil is stratejilerini ilerletme güçleriyle de degerlendirilerek seçtiler.
Ilk dört ödülün üçü, kurumsal sirketlerin oldu: Navy Federal Credit Union (ASD); U.S. Census Bureau (Skidmore, Owings & Merrill) ve IAC binasi (Frankh Gehry). Dördüncü mükemmellik ödülü ise; Kuwabara Payne McKenna Blumberg Architects tarafindan tasarlanan Toronto'daki Young Center for the Performing Arts'a verildi.
Barindirdiklari kurumlarin is gelistirme stratejilerine de dogrudan etki eden binalar, mimarinin is yasamina katkisini gözler önüne serdigi için ödüle layik görüldü.
2007 yilinin en iyi binalari listesinde Mükemellik ödülü alanlarin yanisira, 6 bina da yilin en iyileri arasina girmeye hak kazandi
InteractiveCorp
Young Center for the
PerformingArts
United States Census Bureau
Navy Federal Credit Union
The Gardiner Museum
Hubbell Lighting Headquarters
Four Seasons Center for the Performing Arts
SJ Berwin
San Diego Padres Ballpark/Petco Park
Hearst Tower
|
|
Istanbul Kartal’da 555 hektar alan için hazirlanmis dünyanin bugüne kadar gelmis geçmis ‘en büyük sehir dönüsüm plani’ 2008 basinda uygulamaya giriyor.
Is merkezlerinden olusan dev gökdelenler yer alacagi için Manhattan’a dönüsecek Kartal’a birkaç yil içinde tam 20 milyar dolarlik bir sermayenin akacagi ve 100 bin kisilik bir ek istihdamin olusturulacagi belirtiliyor.
Ingiliz mimar hazirliyor
Büyüksehir Belediyesi’nin açtigi proje yarismasini kazanan Ingiliz ünlü mimar Zaha Hadid tarafindan hazirlanan planda Kartal, alt yapisi bitmis, ulasim aglari hazir Istanbul’un yeni yatirim merkezi olarak küresel sermayeye sunuluyor. 2008 basindan itibaren uygulanabilecek planda 555 hektarlik bölgeye özel sektör tarafindan; 5 yildizli oteller, plazalar, alis veris merkezleri, saglik turizmi için hastaneler, kongre ve is merkezlerinin yapilmasi öngörülüyor. Her hafta bir yabanci yatirimcinin kapilarini çalarak Kartal’daki yatirim firsatlariyla ilgili kendilerinden bilgi talebinde bulundugunu belirten Arif Daglar, Prens Charles’in da Ingiliz firmalarina yatirim danismanligi konusunda rehberlik etmesi amaciyla Kartal’a bir ekip gönderip bölgeyle ilgili çalisma yaptirdigini da söyledi.
Marina’ya Fransizlar talip
Kartal’a bin yatlik dev bir marinanin yapilmasi da öngörülüyor. Bu sekilde Kartal’in Akdeniz çanagindaki lüks yatlara ev sahipligi yaparak pastadan pay almasi hedefleniyor. Kartal Belediye Baskani Arif Daglar, 1 milyar dolara mal olacak dev marinayla Fransizlarin özel olarak ilgilendigini belirterek, “Fransa’nin güney sahillerini yöneten bölgenin temsilcileri geldiler. Kartal’daki potansiyeli Marsilya-Nice hattindan daha büyük buldular. Proje ihaleye çikarildiginda Fransizlar da gelip girecek.
Türkiye’nin devleri geliyor
Belediye Baskani Arif Daglar, söz konusu dönüsümü yapilan bölgede sanayi fabrikalarinin bosalttigi yerlere is merkezleri kurularak cazibe merkezi haline getirilecegini kaydederek söyle konustu:
“555 hektarlik arazide Koç, Sabanci, Eczacibasi, Dinçkök ailesi, Siemens gibi Türkiye’nin tüm öncü kuruluslarinin yerleri var. Hepsi milyar dolarlik yatirimlarina biran önce baslamak için uygulama planlarinin da Belediye Meclisi’nden geçmesini bekliyorlar. Yilbasina kadar her sey bitmis olacak.”
Makam araci bisikleti
Kartal Belediye Baskani Arif Daglar, Istanbul’daki trafik yogunluguna karsi bir nebze çare olmasi amaciyla bisikletini makam araci olarak kullanmaya basladi. Kisa mesafelere makam araci yerine bisikletiyle gitmeyi tercih eden Baskan Daglar’a beraberindeki zabitalar da bisikletleriyle eslik edince Kartal’da renkli görüntüler olusuyor. Vatandaslar bisiklet üstünde gördükleri Belediye Baskani’ni saskin saskin seyrederken Baskan Daglar, “Herkese 3-5 kilometrelik yerlere arabasi yerine bisikletiyle gidebilecegini ben bizzat gösterip örnek olmak istedim” diye konustu.
|
|
Aköz Grubu, Antalya Belek'te yeni bir otel açiyor. Ancak bu otel bilinen bes yildizli otel konseptinin disinda özelliklere sahip. 5 yildizli otellerde kriter olarak 2 müsteriye bir personel düserken burada her bir müsteri basina bir personel olacak. Agustos ayinda açilmasi beklenen otel 50 milyon euro'ya mal olacak.
Adi Shine Tennis Golf ve SPA Luxury olan otelin lobisinin ortasinda, cam çatiyi delerek disari çikan 40 metre yüksekliginde 140 yillik bir çinar agaci var. Bir çinar da otelin girisinde bulunuyor. Mimar Erdal Tusavul, yatirim alanindaki üç çinari kesmemek için otelin yapisini agaçlara uydurduklarini belirtti. Insaatta çinarlari dolanmak için 130 kazik temel çakmis.
Erdal Tusavul'un verdigi bilgiye göre otel antik yapi degerleri uygulanan otel binasinda egri, hareketli duvarlar ortaya çikmis. Bazi sütunlari çiplak. Yapinin bazi bölümlerinde köprü kirisleri kullanilarak direksiz genis toplanti salonlari elde edilmis. Aköz'un patronu turizmci Faik Akdil, otelde saray ihtisami, antik mimari ve 21. yüzyil teknolojisinin birlestirildigini söyledi.
Erken geldi
Faik Akdil, 30 ülkede tanitima basladiklarini söyledi. Otel için bir de internet sitesi kurulmus. Henüz faaliyete geçmedigi için denemeleri yapilan siteden bir Japon turist rezervasyon yaptirip esiyle birlikte Antalya'ya gelmis. Akdil, "Otelin henüz açilmadigini anlattik, parasini iade etmek istedik, almadi. Bu ilk müsterimizi açilisa seref konugu olarak davet ettik" dedi.
Genel Müdür Ispanya'dan, asçi Queen Mary'den geldi
Otelde 11 tip oda var. En büyügü 850 metrekare. Bu odalarin geceligi 18 bin dolar. En küçük oda 65 metrekare. En düsük fiyat 430 euro. Toplam 300 oda var.
Müsteri SPA hariç, oda parasinin disinda baska bir ödeme yapmayacak.
Otelin büyük havuzunun alti beyaz altinla kapli. Mimar Tusavul, bunun abartili bir ihtisam için degil, havuzdaki su hareketinin enteresan yansimalarindan görsel bir zevk unsuru yaratmak için yapildigini belirtiyor.
Iç mimar Eren Yorulmazer, bazi bölümlerde, Fransa'dan alinmis, gerçek antik mobilyalar kullanmis. Antik esintiyi vurgulamak için heykeller konulmus.
Genel Müdür Ispanya'dan getirilmis. Bir Alman, Kempinski otellerinde genel müdürlük yapmis.
Portekizli asçibasi Queen Mary'den transfer edilmis.
Otelde sinema salonu ve 250 metrekarelik bir kütüphane var.
|
|
Türkiye’nin ilk, Avrupa’nin en büyük oteli ’Access Centres Turkey’ (Türkiye Engelliler Merkezi) Marmaris’te hizmete girdi.
Marmaris’in Içmeler Beldesi’ndeki daglik ve ormanlik alanin eteginde bulunan Park Panorama Otel’in isletmecileri, Ocak 2007’de yeni bir proje gelistirdi. Bu projeyle otel engelliler için hazirlandi ve bastan asagi yenilendi.
26 odanin engellilere, 46 odanin ise engelli yakinlari ile refakatçilerine ayrildigi binadaki kapilarin ölçüleri standart hale getirildi.
Engelli odalarindaki yatak baslarina ve özel hazirlanmis banyolara basildiginda resepsiyondan oda numarasinin göründügü acil çagri butonlari yerlestirildi.
Katlara çikan 2 asansör, 3’er tekerlekli sandalyeliyi tasiyacak hale getirildi.
Genel alanlardaki tuvaletler de engellilerin kullanabilecegi sekilde dizayn edildi.
Zihinsel özürlüler için beyinde uyari yaratilmasini saglayan stimülasyon odasi eklendi.
Otelin bahçesindeki yari olimpik havuzun kenarina engellilerin girmesini kolaylastirmak amaciyla ’havuz asansörü’monte edildi. Bina üzerindeki çalismalar bittikten sonra otele gelecek tatilci engellilerin ulasimi da düsünüldü.
Dalaman Havalimani’ndan transferi saglamasi için özel tasarimli, 10 tekerlekli sandalye, 9 da normal koltuk kapasiteli otobüs ve sehir içi servis amaciyla yine özel tasarimli iki minibüs satin alindi.
ACT’nin Genel Müdürü Özkan Karaer, kapilarinin yerli ve yabanci tüm engellilere açik oldugunu belirterek “Otelimiz engellilere yönelik, tatil amaçli Türkiye’nin ilk, Avrupa’nin ise 3’üncü otelidir. Ancak Ispanya’nin Tenerrife ve Yunanistan’in Girit adalarinda bulunan iki engelli otelinden de daha büyük. Alaninda Avrupa’nin en büyügü olan tesisimizde engellilere ve ülke turizmimize en iyi sekilde hizmet etmeyi amaçliyoruz” dedi.
|
|
22.5 milyar dolara, 230 alisveris merkezimiz olacak
Türkiye’de gayrimenkul sektöründe en fazla rekabet, kárli oldugu gerekçesiyle alisveris merkezleri alaninda yasaniyor. Son bir kaç yildir adeta yeni alisveris merkezi açma yarisinin yasanmasiyla birlikte toplam 130 alisveris merkezine sahip olduk. Bugüne kadar 10 milyar dolarin üzerinde yatkirim yapilan 130 alisveris merkezini yeterli görmeyen gayrimenkul sirketleri, önümüzdeki 5 yil içinde 100 tane daha açmak için kollari sivadi. Yeni açilacaklarla birlikte Türkiye’deki alisveris merkezi sayisi 230’a, yapilacak yatirim tutari da 22.5 milyar dolara ulasacak.
Türkiye ilk alisveris merkezine 1987 yilinda Galleria ile kavusurken, 20 yilda Türkiye’deki toplam alisveris merkezi sayisi 128’e çikti. Galleria, Türkiye’deki perakende sektörünün önünde yeni bir dönem açarken, 1980’li yillarin sonuna gelindiginde Türkiye’de sadece üç alisveris merkezi bulunuyordu. Bugün alisveris merkezlerinde toplam 2.5 milyon metrekarelik kiralanabilir alan bulunurken, yeni açilacaklarla birlikte bu rakamin 5.5 milyon metrekareye ulasmasi bekleniyor. Multi Türk Mall, Toray Insaat ve Rönesans Türkiye’nin en çok alisveris merekzi projesi gelistiren yatirimcilari arasinda yer aliyor.
22.5 milyar dolarlik yatirim
Türkiye’de bugüne kadar alisveris merkezleri için yapilan yatirim, arsa bedelleri hariç tutuldugunda kabaca 3 milyar dolar olarak hesaplaniyor. Yeni yapilacak alisveris merkezleriyle birlikte bu rakamin 6.5 milyar dolara çikmasi öngörülüyor. Özellikle Istanbul’da son yillarda arsa bedellerinin çok büyük farkliliklar göstermesiyle, yapilan yatirimlarin tutarlari da degismeye basladi. Istanbul’un bazi bölgelerinde metrekaresi 10 bin dolari asan fiyatlara arsa satilirken, bu rakamlar yeni yerlesim bölgelerinde ise 1000-2 bin dolara kadar inebiliyor. Yetkililer, son 20 yilda ortalama arsa maliyetleri dikkate alindiginda alisveris merkezleri için yapilan toplam yatirim tutarinin yaklasik 10 milyar dolara ulastigini belirtiyorlar. Yeni yapilacak projelerin arsa bedelleriyle birlikte ise yatirim tutarinin 12.5 milyar dolari asacagi hesaplaniyor. Böylece Türkiye’de yapilan ve önümüzdeki bes yillik dönemde yapilmasi planlanan alisveris merkezleri için yapilacak toplam yatirim bedeli 22.5 milyar dolari asacak.
Dikkat çeken projeler
Istanbul’da yapimi süren Istinye Park, Levent Mall, Dogus Center, City’s Nisantasi ve Astoria gibi alisveris merkezleri dikkat çeken projeler arasinda. Istinye Park’in yatirim tutari 250 milyon dolar, City’s’inki ise 125 milyon dolar olarak hesaplaniyor. Büyükdere Caddesi’nde Levent-Maslak hatti en çok alisveris merkezi insa edilen noktalarin basinda geliyor.
25 milyar dolarlik hacim perakendecilige eklenecek
Alisveris Merkezleri ve Perakendeciler Dernegi (AMPD) Baskani Nusin Oral ise, insaatlari devam eden ve proje halindeki alisveris merkezlerinin açilmasiyla perakendeciligi 25 milyar dolarlik bir hacim ekleyecegini söyledi. Su anda 60-70 arasi insaat halinde, 110 civarinda da proje oldugunu kaydeden Oral, "2.5 milyon metrekare olan kiralanabilir alan büyüklügü, bes yilda iki katina çikarak 5.5 milyon metrekareye ulasacak. 2010’a kadar kiralanabilir alana 1.7 milyon metrekare eklenecek" dedi. Türkiye’de her bin kisiye düsen 38 metrekare kiralanabilir alana karsilik, Yunanistan’da bu rakamin 125 metrekare, Norveç’te ise 750 metrekare olduguna dikkat çeken Oral, "Türkiye’nin sadece 25 sehrinde alisveris merkezi var. Batidaki yogunluk Anadolu sehirlerine, Akdeniz’e kaymaya basladi. Karadeniz’e gidiyor. Yeni sehirlere gidilmesi pozitif. Su nda çok doguya gitmiyor ama gidebilir" seklinde konustu.
81 ilin sadece 25’inde alisveris merkezi var
Türkiye’de yatirimcilarin istedigi takdirde her yere alisveris merkezi yapilabilecegine isaret eden Alkas Alisveris Merkezleri Danismanlik sirketinin sahibi Avi Alkas, ancak dogru ve kazançli alisveris merkezi projesi için lokasyonun çok önemli oldugunu söylüyor. Son yillardaki hizli gelismeye ragmen, Türkiye’nin alisveris merkezleri konusunda hálá gelisme potansiyeli olduguna isaret eden Alkas, henüz 81 ilin sadece 25’inde modern alisveris merkezi oldugunu, özellikle Eskisehir, Kayseri, Denizli gibi bazi önemli Anadolu illerinde yeni projelerin gelistigini söyledi. Yerli ve yabanci yatirimcilarin alisveris merkezlerine yöneldigini kaydeden Alkas, "Türkiye’de 1000 kisiye düsen alisveris merkezi kiralanabilir alani 32 metrekare. Bu Avrupa’da 150 metrekare. Çok büyük bir potansiyel var. Anadolu’da gelir düzeyi yüksek ve alisveris merkezi eksigi olan sehirlere lokal, ulusal ve yabanci yatirimcilar büyük ilgi gösteriyorlar. Perakendeciler için de bu potansiyeli degerlendirmek istiyorlar" dedi.
Yapmak kolay önemli olan dogru isletmek
Alisveris merkezi sayilarinin arttigina ancak bu artisin nerelerde yasandigina bakmak gerektigini belirten Multi Türk Mall’in CEO’su Levent Eyüboglu "Bizim Trabzon, Mersin gibi Anadolu sehirlerinde de projelerimiz var. Bazi yatirimcilar bu sektöre yeni girdi. Yeni yatirimcilar cesaret edemedigi için alisveris merkezleri Istanbul, Ankara, Eskisehir gibi bir kaç sehirde yogunlasti. Yogunlasmamaya dikkat etmek lazim" dedi. Ruhsati aldiktan sonra alisveris merkezi yapmanin en kolay is olduguna deginen Eyüboglu söyle devem etti: "Önemli olan istetmek. Alisveris merkezini yasatmak, magaza sahiplerinin kár etmesini saglamak. Mükemmel bir merkez bile yanlis bir isletmeyle zarar görebilir. Dogru kitleye hitap seçmek, dogru konumlama önemli."
|
|
Istanbul'un açik havada alisveris imkani saglayan en lüks komplekslerinden Kanyon, kis aylarinda soguk rüzgârlarin estigi caddeleriyle gündemde. Bu nedenle müsterilerinden de tepki alan çarsi yönetimi, sorunu oldukça ucuz maliyetli olan naylon branda ile çözdü.
Kanyon yöneticileri, "Kapali alisveris merkezi konsepti"nden farkli tasarimla insa edilen çarsiya gelen müsterilerin zaman içinde bu duruma alisacaklarini savunuyor.
169 magaza ve 170 konutun bulundugu komplekste Türkiye'nin ve dünyanin en ünlü markalarinin subeleri bulunuyor. Levent metrosuna yakinligi ile ulasim açisindan da rahat olan Kanyon, klasik kapali alisveris merkezlerinden farkli olarak disa açik sokaklardan olusuyor. Ancak, lüks çarsinin açik hava konseptine müsteriler alisamadi.
Kanyon Pazarlama Müdürü Binnaz Dinçer, ziyaretçilerin havalar açikken alisveris merkezini begendigini ve tercih sebebi oldugunu ifade etti. Dinçer, Kanyon'a gelen tepkileri, Türkiye'de bu anlayisla hayata geçirilen ilk proje olmasina bagladi. Çarsida ziyaretçilerin açik hava kosullarindan en az etkilenmesi için alinan tedbirleri ise söyle anlatti:
"Aralik ayi içinde bazi noktasal çözümler uygulamaya geçirildi. Bu çözümler Kanyon'un üzerinin kapatilmasi seklinde genel konsepte aykiri radikal mimari çözümler degil. Konut bahçesinden ofis kulesine dogru gerilen tente, Kanyon'un içinde olusan hava akimini perdelemek üzere olusturuldu. Diger taraftan, en alt katta olusan akimi kesmek üzere Apple ile Douglas magazalari arasindaki hatta bir dizi cam panel yerlestirildi. Bu çözümlerle eszamanli olarak, isiticilar da tam kapasitesili olarak devreye alindi. Ayrica, çarsi içindeki yürüyen merdivenlerin çevrelerindeki ek isiticilar da çalistirildi. Yine B1, G ve K1 katlarinda ve Ecza Sokak yönünden çarsi içine dogru PVC perdelerle isi düzeyinin artirilmasi hedeflendi."
Bu tedbirler için cüzi bir yatirimin yapildigini söyleyen Dinçer, naylonlarin kisin takilip yazin sökülecek sekilde hazirlandigini ifade etti.
Alisveris merkezinin pazarlama müdürünün verdigi bilgiye göre, hafta içi ortalama 22 bin, hafta sonu da 30 bin kisi çarsiyi ziyaret ediyor. Ekim ayindan bu yana ziyaretçi sayisinda artis var. Kanyon'da 37 bin 500 metrekare kiralanabilir çarsi alani üzerinde toplam 160 magaza bulunmakta. Kiralanmamis dükkan yok. Bunlardan 25'i kafe, bar ve restoran, yaklasik 20'si hizmet, geri kalani perakende magazalari. Kanyon'da ayrica 9 salonlu bir sinema ve önümüzdeki haftalarda açilacak olan 4 bin metrekarelik bir spor merkezi bulunuyor. New York'ta ikiz kulelerin nasil yikildigina yönelik incelemelere danismanlik yapan Jerde Partnership ve Tabanlioglu Mimarlik'in tasarladigi çarsinin yapimini Tene Insaat üstlendi. Eczacibasi ve Is GYO tarafindan Levent'te insa edilen Kanyon Alisveris Merkezi'nin açilisini ise 30 Mayis 2006'da Basbakan Recep Tayyip Erdogan yapmisti.binadan alacak.
|
|
IETT garaji ihalesini kazanan Dubai Seyhi Maktum, Dubai Towers projesini hayata geçirmeyi düsünüyor. Ancak bu kez burgu kuleler yerine farki bir proje gündeme gelebilir.
Iki burgu kuleden olusan Dubai Towers projesi kamuoyunda tartisma yaratmisti.
1.1 milyar YTL’yle Dubai Seyhi Maktum’un sirketlerinden Sama Dubai’nin aldigi IETT arazisine Dubai Towers yapilacak. Sama Dubai Icra Kurulu Baskani Farhan Faraidooni yaptIgI açiklamada, “Daha önce pek çok kez Dubai Towers projemiz ile ilgili kararliligimizi sürdürdügümüzü ifade etmistik. Türkiye’yi global büyümemizin mihenk tasI olarak görüyoruz. Bu noktadan sonra, toplamda 5 milyar dolari bulmasini planladIgImIz gayrimenkul projelerimizin ilk adimini teskil edecek Dubai Towers projemize odaklanacagiz” dedi.
Projenin Dubai Holding’in en büyük uluslararasi projeleri arasinda yer aldigini belirten Faraidooni sunlari söyledi: “Böylesi büyük bir proje için Türkiye’yi tercih etmemiz, Türk ekonomisinin büyüme potansiyeline olan güvenimizin ve Türkiye’nin global bir is, ticaret ve turizm merkezi olarak stratejik pozisyonuna inancImIzIn bir sonucudur. Dubai Towers Istanbul projesi büyük ekonomik, ticari ve turistik faydalar yaratacak ve Istanbul’un dünyanin önde gelen is, alisveris ve eglence merkezlerinden bir tanesi olmasina önemli bir katkida bulunacak.
"Essiz Bir Kompleks Yaratacagiz"
YaptIklari isin Istanbul silüetine yeni bir yüksek bina eklemekten ibaret olmadigini kaydeden Faraidooni, en üst kalitede ofis alanlarini, dünya klasmaninda lüks bir oteli, rezidans dairelerini ve son derece özel bir alisveris merkezini bünyesinde bir araya getirecek essiz bir kompleks yaratacaklarini ifade etti.
"Istanbullular'in Tavsiyeerinden Yararlanacagiz"
Faraidooni açiklamasinda su ifadelere yer verdi: “Sama Dubai büyük ölçekli projeler gelistirmedeki bilgi birikimini ve tecrübesini Türkiye’ye transfer ederken, bu güzel sehrin kültüründen, birikiminden ve Istanbullularin tavsiyelerinden sonuna kadar yararlanacak, Istanbul’un imar ve planlama kanunlarina harfiyen uyacak. Yapacagimiz binalarin zaten son derece çekici olan Istanbul silüetini en güzel sekilde tamamlayacagindan eminiz. “
Yapilacak yeni kulelerin kamuoyunda daha önce tartisma yaratan burgu kule projesinin aynisi olmayabilecegi belirtiliyor.
Eski Proje Uygulanirsa En Yüksek Bina Olacak
Eger önceki proje uygulanirsa, Türkiye’nin en yüksek binasi unvanini 3 kuleden en yüksegini olusturan 181,1 metre ile Is Bankasi Genel Müdürlügü’nün hizmet verdigi binadan alacak.
|
|
VitrA’nin komple banyo çözümleri sunma konusundaki becerisinin, Ross Lovegrove’un sofistike teknoloji ve malzeme kullanma yetenegiyle birlesiminden dogan Istanbul Koleksiyonu’ndaki 100’ü askin ürün, tamamen uyumlu ve tüketici için maksimum esneklik sunan iç mekanl ar olusturacak sekilde tasarlandi. Koleksiyondaki ürünler arasinda, seramik takimlar, seramik yer ve duvar karolari, küvet, banyo mobilyalari, banyo armatürleri, aksesuarlari ve dus sistemleri yer aliyor.
Seride yer alan seramik karolarda, suyun, su damlasinin hareketleri ve irili ufakli organik formlar, çesitli ebatlarda karo yüzeylerine yansitiliyor. Dalga, su damlasi ve organik desen serilerinin her biri, farkli ebat, renk ve desen seçenekleri ile diger ürünlerle bütünlük olusturuyor.
Seramik karolarin yani sira, küvet panelinde ve banyo mobilyasinda da kullanilan geometrik desenler, mekanda estetik uyum yaratilmasina olanak sagliyor. Silindirik ve oval formlardaki küvetlere parlak gri, turuncu veya yesil desen uygulanabiliyor. Istanbul Koleksiyonu’nda monoblok olarak üretilen oturma üniteli dus tekneleri ve hidromasaj seçenegi olan küvetler tüketicilerin begenisine sunuluyor. Lavabo-ayak kombinasyonunun heykelimsi görüntüsü, hem tasarimcinin yaraticiliginin hem de VitrA’nin üretim teknolojisindeki ustaliginin kaniti olarak gösteriliyor. Entegre lavabolar kolon, yarim ayakli ve tek parça olarak üretiliyor. VitrA Solid lavabo, saydam ve yari saydam klozet kapagi seçenekleri, küvetler üzerinde kullanilan desenin banyo mobilyalarinda da kullanilarak olusturdugu bütünlük ve 90 derece dönebilen banyo mobilyalari serinin önemli özellikleri arasinda bulunuyor.
Koleksiyonun Dogusu
Istanbul’u ziyaret ettiginde Türk seramik ve banyo kültürüyle yakindan ilgilenen Lovegrove, Türkler’in etnik yapisindan, mimarisinden ve adetlerinden ilham alarak yeni bir perspektif gelistirdi. Osmanli geometrisini ve hat sanatini inceleyerek bunlari hem grafiksel hem akiskan olabilen, organik ve yüksek duyarliliga sahip sanatlar olarak degerlendiren Ross Lovegrove, bu iki boyutlu uygulamalari tasarima dönüstürerek baskili ürünler için yüzey desenleri, desenli paneller ve bölmeler yaratti ve Istanbul Koleksiyonu dogdu. Hassas kalip döküm teknolojileriyle üretilmekle birlikte Lovegrove’a özgü organik formlari da yansitan seramikler, her yerde kullanilabilme özelligine sahip.
Ross Lovegrove’un, Istanbul’dan çok etkilenmesi ve farkli kültürlerin birlestigi bir açik müze olarak nitelendirmesi, yeni koleksiyonun da isim kaynagi oldu. Türk banyo kültürünün teknolojik ve modern yorumu olarak tanimlanan Istanbul Koleksiyonu’nun, VitrA’nin global marka imajini kuvvetlendirdigi kadar, Türkiye’nin uluslararasi imajina da katkida bulunmasi hedefleniyor.
|
|
Marmara Depremi'nden sonra Kentsel Dönüsüm Projesi'nin uygulandigi tek yer olan Zeytinburnu'ndaki binalari inceleyen ekipte yer alan ODTÜ ögretim görevlisi Prof. Dr. Haluk Sucuoğlu uyardi: "Binalarin çökmesi için depreme gerek yok, rüzgârin esmesi yeter."
Zeytunburnu'nda 2003-2005 yillari arasinda 9.5 trilyon lira harcanarak 16 bin 300 bina incelendi. Çalismalara sekiz üniversiteden 60 profesör 400 uzman katildi. Riskli 2 bin 295'inin yüksek risk tasidigi belirlendi. Zeytinburnu'nda çöken Huzur Apartmani incelenen 16 bin 30 bina arasinda ikinci derecede riskli olarak belirlenen 6 bin 570 bina içindeydi. Üstelik kayalik bir alanda yani saglam bir zemindeydi ve faya görece olarak uzakti. Zeytinburnu'nda arastirma yapan ekipte yer alan Prof. Dr. Sucuoglu, dün basinin önüne çikarak binanin kendiliginden çökme nedenini açikladi: "Konutun beton dayanagi çok düsük, bu durum bölgedeki tüm binalar için geçerli."
Risklilere ne yapildi?
Üstelik binanin beton kalitesi Istanbul'daki konutlarin ortalamasinin biraz üzerindeydi. Ancak yine mühendislik degerlerinin altinda kalmisti. 'Ikinci derecede yüksek riskli' olarak siniflanan binalara, 'en yüksek riskli binalar'dan hemen sonra müdahale edilmesi gerekiyordu. Sucuoglu bir hatirlatma yapti. Geçen dört yilda 'en yüksek riskli' 2 bin 295 bina için herhangi bir islem veya müdahale yapilmamisti.
1 milyon bina arastirilamaz
Istanbul'da 1 milyon 200 bina bulundugunu, herbiri için detayli arastirma yapilamayacagini vurgulayan Sucuoglu, arastirmalari riske göre kademeli bir yöntemle sürdürdüklerini söyledi. Sucuoglu, Insaat Mühendisleri Odasi Baskani Cemal Gökçe'nin, Zeytinburnu'daki taramayi yapanlarin uzman kisiler olmadigi iddiasina söyle yanit verdi: "Taramada görev alanlari belediye belirledi. Benim hatirladigim mimar ve mühendislerden olusan bir teknik grup taramayi yapti. Bizim eleman önermek gibi bir durumumuz yok. Sinav yaptik, bu kisilere egitim verdik. Bu egitimi de, yöntemi, metotlari bilmesi için verdik."
Deprem incelemesinin durup dururken kendi agirligi altinda kalacak binalari belirlemek için yapilmadigini belirten Sucuoglu'na göre durum çok fenaydi: "Kendi kendine yikilacak binalari tespit etmek çok kolay degil. Yikilan binadan çikan malzeme örnekleri üzerinden bazi hesaplar yaparsak, Istanbul'da bulunan binlerce binanin yikilmis olmasi gerekir. Biz onlarin neden ayakta oldugunu izah edemeyiz. Elle yapilan betonun kullanildigi binalarin hepsi bu durumda."
Yasa sart degil
Istanbul'da birçok bina çok kötü malzemeyle yapilmisti ve Gölcük'te yikilanlarla arasinda fark yoktu. Sucuoglu ümitsizdi: "Istanbul'da bütün binalardan beton örnegi alacaksiniz, binalarin bizim hesaplarimiza göre yikilmis olmasi gerektigi sonucu çikacaktir. Ben onun da çözümünü bulamiyorum."
Sucuoglu'na göre 1999'dan beri sadece gün sayiliyordu. Deprem tehlikesi yeterince algilanmiyordu. Yerel yönetimlerin Kentsel Dönüsüm Yasasi çikmadan elimiz kolumuz bagli açiklamalarini kabul etmiyordu: "Yasalar anlasmazlik durumunda devreye girer. Tehlikedeki insanlarla diyalog kurarak yasa olmaksizin bir seyler yapilabilir."
Sadece polemik yapariz
Sucuoglu, olasi bir deprem için hemen hazirliklara baslanmasi gerektigini belirterek sunlari söyledi: "Deprem bir gün olacaktir, sadece ayakta durmakta zorlanan binalar degil, diger binalarda ayni akibeti paylasacaktir.
Eger Istanbul depremi için acilen, ciddi bir ulusal strateji ve eylem plani olusturamazsak, kendi kendine yikilan binalari izleyip üzerinden polemik yaparak oyalaniriz."
|
|
Bakirköy'de, beklenen olasi Istanbul depreminde hasar görecek binalar tek tek tespit edildi. Ancak binalarin saglam yapilar haline gelebilmesi için istanbul Büyüksehir Belediyesi'nin (IBB) imar planlarinda gerekli degisikligi yapmamasi nedeniyle ilçede deprem öncesi önlemlere yönelik çalismalar durdu.
Bakirköy Belediye Baskani Ates Ünal Erzen, binalarin depreme hazirlanmasi için yürüttükleri projeleri yetki ve yasa eksiklikleri nedeniyle bir kenara birakmak zorunda kaldiklarini belirterek "Deprem sonrasi önlemlere agirlik verdik. Ama büyüksehir belediyesi bugün 1/5 binlik imar planlarini imzalasin, yarin ilçeyi santiyeye çeviririm" dedi.
Erzen, Istanbul Deprem Master Plani'nda riskli ilçeler arasinda gösterilen Bakirköy'de bugüne dek yürütülen deprem hazirlik çalismalarinin geldigi son nokta ile ilgili sorularimizi yanitladi. Bakirköy'de binalarin ortalama yasinin 30-35 yil oldugunu belirten Erzen, bu binalarin yapildigi tarihlerde insaat tekniklerinin bu kadar gelismis olmadigini söyledi.
Erzen, Bakirköy'de 10 binin üzerinde bina bulundugunu ve yapilan incelemeye göre 439 binada çok yüksek risk, 2900'ünde yüksek risk, 4126'sinda orta risk, 275'inde düsük risk, 2200'ünde minimum risk saptandigini söyledi. Bu sonuçlarin ardindan ayrintili bir inceleme için Dünya Bankasi ile ortak bir çalisma yaptiklarini anlatan Erzen, "Yüksek riskli binalarda oturan kisilerden 369'u bize müracaat etti. Türk ortakli bir Yeni Zelanda firmasinin üstlendigi çalismada binalardan karotlar alindi. Bir yil süren inceleme bu yilin subat ayinda sonuçlandi. 369 yapinin 23 adedinin deprem performansi yeterli çikti. 264'ünün güçlendirilmesi gerektigi, 82 adedinin ise kesinlikle yikilip yapilmasi gerektigi saptandi" dedi.
Bina sahiplerine durumu bildirdiklerini anlatan Erzen, güçlendirme için para gerektigini, hâlâ komisyonda bekleyen Kat Mülkiyeti Yasasi'nin da çalismalari engelledigini belirtti. Binalarin güçlendirilmesini yapanlar oldunu da kaydeden Erzen, "Ancak yikip yeniden yapmak bizim için sorun. Çünkü bu binalar eski imar planlarina göre insa edilmis. Örnegin 5 katli bir binanin sahibi mülkünü yikip yeniden yapmak istiyor, ama yeni imar planlarina göre 4 kata izin veriliyor. Bir kat kaybi var. Büyüksehir'den imar planlarinda degisiklik yapma yetkisi istedik. Mesela 5 katli binasini yikip yeniden yapmak isteyene 6 kat izni verelim. Müteahhitle anlassinlar, bir katini ona versinler ve saglam bir bina çiksin ortaya. Imar Komisyonu'nda bunu anlattim. 'Haklisiniz, böyle yapmak lazim ama siyaseten bu karari veremiyoruz' dediler. Yani siyaseten insanlarin ölmesine karisamayiz diyorlar" diye konustu.
'Kaymakamlik depremde yikilabilir'
Erzen, yeni yapilan binalarda zemin etüdünün mutlaka yapildigini ve bunlarin deprem açisindan risk tasimadigini söyledi. Ataköy'ün çogunun 12-14 katli binalardan olusmasina karsin hasar riskinin düsük oldugunu vurgulayan Erzen, " Eski Bakirköy'ün içindeki evler risk altinda" dedi. Okullarin hepsinin elden geçtigini anlatan Erzen, ilçedeki kaymakamlik binasinin depremde büyük bir ihtimalle yikilacagini, belediye binasinin hasar görecegini açikladi. Erzen, "Ilçedeki devlet hastanelerinin saglam olduguna inanmiyorum. Hastanelerin acil ünitelerinin disari tasinmasi gerekiyor" diye konustu.
IBB'den imar degisikligi yetkisi beklediklerini belirten Erzen, su an deprem sonrasi çalismalarina agirlik verdiklerini kaydetti. Ilçedeki binalarin deprem riskini ortadan kaldirmak için 500 milyon dolara ihtiyaç duydugunu söyleyen Erzen, " Istanbul'un tamamini düsündügümüzde bu rakam 6-7 milyar dolara çikar. IBB'nin bütçesi 10 milyar dolar. Kimse bir sey yapmiyor. Hatta ben de dahilim buna. IBB'den umudu kestim. Deprem sonrasi ne yapabiliriz, düsünüyorum" dedi.
Eminönü'nün deprem güvenligi tarihe takildi
Tarihi sit alani olan Eminönü ilçesinde imar planlarinin uzun yillardir onaylanamamasi nedeniyle binalarin deprem güvenligi konusundaki çalismalar yetersiz kaldi. Imar planlarinin 2005 yilinda kabul edilmesiyle, Büyüksehir Belediyesi'yle birlikte ortak çalismalar yürütülmeye baslanabildi.
Tarihi kentin en eski yapilarinin bulundugu Eminönü, Istanbul'un diger ilçelerine göre deprem konusunda bazi konularda daha avantajli ancak bazi alanlarda da ciddi sikintilar yasiyor. Belediye yetkililerinin verdigi bilgilere göre 14 bin 598 binanin bulundugu ilçenin önemli bir bölümü tarihi sit alani kabul edildigi için her türlü imar çalismasi izne bagli. Bu nedenle, diger ilçelere göre daha kolay yürüyen deprem güçlendirmeleri Eminönü'nde Anitlar Kurulu'ndan izin gerektiren imar çalismasi haline geliyor. Bu da bürokratik sürecin uzamasina, maliyetlerin yükselmesine yol açiyor. Bu olumsuzluklar nedeniyle Eminönü'nde bugüne kadar yapilan tüm çalismalara karsin deprem konusunda daha alinmasi gereken çok yol var.
Sahil dolgu alani
Eminönü Belediyesi, yeni insaat uygulamalarinda proje tasdik asamasinda her parsel için zemin etüdü raporunu sart kosuyor. Yetkililer, "Eminönü ilçesinde yer alan binalarin diger ilçelerimize kiyasla daha eski ve yipranmis oldugu bir gerçek. Tadilat projeleriyle yenilenen bu binalarda, deprem güçlendirilmesi noktasinda kolayliklar gösteriliyor" diyorlar.
Istanbul Üniversitesi'ne hazirlattirilan "Eminönü Ilçesi Jeolojik ve Jeoteknik Etüt Raporu" Afet Isleri Genel Müdürlügü tarafindan 30 Nisan 2003'te onaylandi. Rapora göre ilçenin sahile bakan kismi dolgu alani vasfini gösteriyor. Eminönü Belediyesi'nin "Yerlesime Uygunluk Haritasi "nda, sahil kesimi ayrintili jeoteknik etüt gerektiren alanda kaliyor ve deprem bakimindan daha riskli alan olarak kabul ediliyor. Rakam olarak daha yüksekte kalan diger bölge ise Eminönü Belediyesi Yerlesime Uygunluk Haritasi'nda önlem almadan yapilasmaya izin verilmeyecek alan olarak ifade ediliyor. Cumhuriyet Gazetesi
Özlem GÜVEMLI
|
|
|
|